Kariyer Yolu

Kariyer Yolu WordPress.com weblog

Başarılı Bir CV Nasıl Hazırlanır?

leave a comment »

İş Hayatına yeni atılacaksınız ya da işinizden ayrılıp yeni bir iş arayışına başlayacaksanız ,iyi bir CV hazırlamak ilk görevlerinizden biridir.İnternette arama motorlarında bu soruya cevap aradığınızda binlerce cevap alacağınıza kuşku yok.Bu yazımda , bir CV hazırlarken dikkate edilmesi gereken en önemli noktaları , kendi kişisel tecrübelerim doğrultusunda maddelendireğim.

1-Ön Mesaj Önemlidir;

Başvuruda bulunduğunuz firmaya hitaben yazılmış bir paragraflık bir ön yazı kesinlikle çok önemlidir.Bu karşı tarafa sizin,bu işe ilgi duyduğunuzu ve önem verdiğinizi sinyaller.Aynı ön yazıları tüm başvurularınızda, firma ismini değiştirerek kullanmayın.Bu işi istiyorsanız , kendi özelliklerinizi ve firmanın özelliklerini bağdaştıracak bir paragraflık ön yazı sizin için zor olmasa gerek.Çok fazla sayıda başvuru durumunda İK Uzmanları öncelikle ön yazı yazılmış CV’leri okumayı tercih edebilirler.

2-Kısa Her zaman Daha İyidir;

CV’nizin az ve öz olması her zaman çok önemlidir.Başvuruda bulunduğunuz işyerinde , sizin gibi binlerce adayın özgeçmişi değerlendirilecektir.Değerlendirme birimleri CV’leri bilgisayarlarında görüntülediklerinde veya yazılı çıktıyı ellerine aldğında CV hakkında İlk etapta çok kısa sürede sonuca gitmek isterler.Eğer CV’niz çok uzun ve iyi maddelendirilmemişse ilk 10 saniyede kaybetme şansınız çok yüksektir.İK uzmanlarının , sizin aşırı renkli fontlarla hazırlanmış,anlaşılması güç başvuru formunu detaylı inceleme şansı yoktur.CV’nizde ikinci sayfayı oluşturmamaya çalışmalısınız.

3-Önemli Bilgileri İyi Sınıflandırmalısınız;

Adresinizi,iletişim ve kişisel bilgilerinizi,öğrenim aşamalarınızı ve iş tecrübelerinizi rahat okunabilir bir şekilde sıralamalısınız. Bu alt başlıkları koyu fontlarla işaretlemeniz kaliteli bir CV hazırlamınıza katkı sağlar. İK uzmanı bir göz gezdirmeyle sizin hakkınızda mümkün olduğunca çok bilgi alabilmelidir.CV’nizde birden fazla iletişim bilgisi bulundurmanız , Her iş tecrübenizle ilgili olarak  birer satırlık iş tanımınızı yapmanız  faydalı olacaktır.

4-Resim Eklemeyi Unutmayın;

Çağımız internet çağı.Bu çağda bilgi aktarımı çok kolay.Bu nedenle ,iş başvuru formlarında mümkün olduğunca çok bilgi girişi yapabilirsiniz. O halde neden vesikalık bir resminizi cv’nize ekle miyorsunuz?Bu, İK uzmanlarının istediği ve değerlendirme yapmalarında kolaylık sağlayan bir unsurdur.Özellikle kurumsal bir firmaya pek alt düzeyde olmayan bir pozisyon için başvuruda bulunuyorsanız kişisel,fotoğraf tekniklerinin kullanıldığı,güneş gözlüklü,çiçekli ve çeşitli nesnelerle süslenmiş fotoğraflardan kaçınsanız iyi olur.Bu ciddiyetsizlik size baştan kaybettirir.

5-Referanslarınızı Yazın;

Son dönemlerde elime aldığım bazı CV’lerde ‘referanslar istendiğinde verilecektir’ gibi genel ve soğuk bir ifade yer alıyor.Eğer bir işe başvuruyorsanız ve çok üst düzeyde bir başvurudan bahsetmiyorsak referans vermekten neden korkuyorsunuz ki?İK uzmanları sizin hakkınızda bilgi alabilecekleri kaynakları ve onların pozisyonlarını en az eğitim ve iş tecrübeleriniz kadar önemseyebilirler.O Zaman sizin için doğru ve detaylı bilgi verecek kişlerden izin alarak referanslarınıza yazın.

6-Boş Zaman Aktiviteleri Boşuna Değil;

Klasik CV’lerde yer alan Boş Zaman Aktiviteleri geçiştirilmesi gereken alanlar değildir.Özellikle kitap okumak,müzik dinlemek gibi klasik cevaplardan özellikle kaçınmanızı tavsiye ederim.Eğer kitap okumak gerçekten yazmak istediğiniz bir boş zaman aktivitenizse mutlaka hangi tür kitapları okuduğunuzu da belirtin.İK uzmanları , bu alanda yer alan bilgilerle sizin bir  iş görüşmesine uygun olup olmayacağınıza karar vereceklerdir.O halde bu alanlarda detaycı ve gerçekçi olmaya dikkat etmelisiniz.

Sonuç olarak , CV’niz sizin  kısa ve net bir biyografinizdir.Kişisel özelliklerinizi ,kaliteli bir şekilde sunumunuz ,size iş hayatında her zaman kazandıracaktır.Bu amaca yönelik  ciddi bir çalışma yapmak ve özen göstermek son derece önemlidir.Acelece ve dikkatsizce  hazırlanmış CV’lerin hiçte azınsanmayacak derecede iş kaybına yol açtığını sanırım hatırlatmama gerek yoktur.

Reklamlar

Written by kemalbasturk

Mayıs 31, 2010 at 12:29 pm

Başvurular kategorisinde yayınlandı

Tagged with , , ,

Aile Şirketlerinde Nasıl ‘Başarısız’ Olunur!

leave a comment »

Bir aile şirketinde başarısız olmak için yapmanız gereken o kadar çok şey vardır ki, bunları bu yazıda nasıl toparlayacağımı ben de bilmiyorum.Ama şunun söyleyebilirim ki ; bu yazı biraz ‘hocanın söylediğini yap,yaptığını yapma’ kıvamında olabilir.Hangi yolu seçeceğin hep sana kalmıştır aslında,birileri sadece yolları gösterir,seçen hep sen olmalısın.

    Çok ve Verimli Çalışın

Çok çalışmaktan kastım sabah 06:00- akşam 22:00 değil tabii ki.Önemli olan verimiliktir. Küçük ve orta ölçekli bir firmada verimli olmak   ve çok çalışmak ,her zaman çok başarılı olmak anlamına gelmez. Gecenizi gündüzünüze katmanız ,cumartesi ve pazarların  birbirine karışması size başarıyı getirmek zorunda da değildir.Çoğu zaman, bu çalışmalarınız yönetim tarafından görmezden gelinecektir.Çok çalışıyor olmanız , sizin kendi sorununuzmuş  gibi de görülebilir.Çalışma performansınızın takdir edilmesini beklemek ise çok iyi niyetli bir yaklaşım olarak kalabilir.Bunun yerine çok çalışıyor gibi görünmek ,bir çalışıp 5 anlatmak gibi yöntemler daha çok rağbet görür.Çünkü bu gibi kurnaz yöntemler, satışı ürünün önüne koyar ve KOBİ’ler satışı sever! Siz ne yapıyorsunuz,nasıl yapıyorsunuzun çok önemi yoktur aslında.Verimli bir çalışmayla 5 günlük bir işi bir saatlik çalışmayla yapıyor olabilirsiniz. Patron buna pek inanmak istemez. Önemli olan patron akşam evine  giderken sizin kağıtlar arasında kaybolmuş çok çalışan görüntünüzdür. Patron ah ‘ ne çalışkan personelim ‘ var diyecektir.

    Dürüst Olun;

Çok ilginç ama ne yazık ki dürüst olmakta,  artık günümüz iş dünyasında çok prim getiren bir unsur değil.Firma çıkarlarını , öncelikleriniz arasında ilk sıraya yerleştirdiğinizde bir takım olumsuz tepkilerle karşılaşıyor olacaksınız.Örneğin iş ilişkisi içinde olduğunuz firmalar sizi yadırgayacaklardır.Bu kadar ‘firmacı’ olmanızı eleştireceklerdir .’Ne olacak canım bazı şeyleri görmezden gel’  cümlelerini bol duyarsınız. Ayrıca firma içinde de dürüstlüğüyle ün yaptığı pek söylenemeyen çalışanların ,nasıl olup da bu kadar ön plana çıktığına şaşıp kalacaksınız.Çoğu zaman bu tipler firma sahibinin gözüne girmek için yanıltıcı hareketler yapmaktan  da çekinmeyeceklerdir.Size ise çoğu zaman İsmet İnönü’den şu cümle miras olarak kalacaktır; Namuslular da namuzsuzlar kadar cesur olmalılar!

    Açık olun

İster bir aile şirketinde üst düzey yönetici,isterseniz yeni başlayan , açık olmak  size her zaman kaybettirecektir.Bildiklerinizi başkalarıyla paylaşıyorsanız,oyunu açık kurallarla oynuyorsanız,muhtemelen değeriniz düşecektir.Kapalı olan,paylaşımcı olmayan,işleri kapalı kapılar arkasında bitirmeye sevenlerin yükselişi sizi hiç şaşırtmamalı.Onlar gizli ve büyülü  bir güç sahibidir,her şeyi bilirler ve bir şekilde tüm sorunu sadece kendileri çözerler.Nasıl çözdüklerini başkasının bilmesine ise hiç gerek yoktur.Hele ki ,bu kapalı kapı üstatları işe gelmediği bir gün ,işlerin karışması sizi hiç şaşırtmasın.Şirket onlara muhtaçtır ve onlarsız işler yürümemektedir.Onlar işi bilendir ve üstattır.Siz paylaşılan bilgi daha da değerlidir ilkesiyle  işinizi herkese öğretmişsinizdir ,paylaşımcısınızdır, o nedenle şirketin size ihtiyacı yoktur !! Kişiye değil ,sisteme bağlı düzeni  oluşturmak sizi başarısız yapar.Kurumsallaşma sadece işletme kitaplarında geçer ve aile şirketleri bu kelimeye bayılırlar.Mutlaka kurumsallaşmak lazımdır.Güzel dekore edilmiş  bir ofisiniz,kendini piyasada büyük ve herşeyi bilen bir konumlamanız varsa siz en kurumsal firmasınızdır.Başka unsurlara hiç  gerek yok.

    Eğitim Alın-Yenilikleri Takip Edin

Çalıştığınız konularda eğitim alıyorsanız da yanlış yapıyorsunuz!  Ülkemiz bir konuda eğitim sahibi kişilere değil, fikir sahibi kişiler değer verir.Seminerlere ,konferanslara katılmak ve yenilikleri takip etmek sizin başarılı olmanızı sağlamaz.Bu tür aktiviteler para ve zaman kaybı olarak görülür.Dünya hızla değişiyormuş, işleri yapış şekli farklılaşıyormuş ,bunlar hiç önemli değil.İşleri eski usul yöntemlerle çözmek en doğu olandır.Eski köye yeni adet getirmeye de kalkmayın.Yenilikler  değişim getirir ve aile şirketleri değişimden korkar aslında.

    Gerçekleri Söyleyin

Sisteme eleştiri getirmek,  en son yapmanız gereken şeydir.Gerçekleri söylemek ,firma sahibini ve hatta kendinizi eleştirmek sizi daha az değerli kılar.Yapıyormuş gibi görünenleri, kapalı kapı üstatlarını,koltuk işgalcilerini sakın eleştirmeyin.Popülist olanların ve yancılığı  en önemli özelliği haline getirenlerin yükselişlerine ise sakın şaşırmayın.Onlar da eleştiri yapar ama tek amaçları patrona daha şirin görünmek ve kendi koltuklarını sağlamlaştırmaktır aslında.Patron onları size karşı denge unsuru olarak kullanırsa , buna da sakın şaşırmayın.Çünkü ‘böl ve yönet’ eski bir taktiktir ve patronların genlerinde bu özellik  default olarak gelir.

    İşe Kaliteli Personel Alın

İşte bir hata daha! Kaliteli İnsan Kaynakları KOBİ’ler  için söylendiği kadar değerli değildir.Önemli olan yönetime sadık olmak ve alkışçı olmaktır.Kaliteli işgücüne yüksek ücret vermekse sizin idamınız anlamına gelir.İçeriden sesler yükselecektir.’20 yıldır firmada çalışan Ahmet Bey bile bu maaşı almıyordur’ .Böyle bir personele ne gerek var. imse Ahmet Bey 20 yılda ne yaptı diye sormaz ama. İşi bilen,işi yöneten,işe ufuklar getiren İK ,Patron için tehlikedir.Ya işi öğrenip kaçarlarsa ve rakip oluşum çıkarsa ortaya.Bu yüzden en iyi personel en çok söz dinleyendir,en eleştirmeyendir ve en pasif olandır aslında.Bu tür firmalarda işi sorgulayan,çabalayan değil,söyleneni iyi yapan kişiler en kaliteli personeldir.Patron zaten gerekli tüm ufuklara sahiptir ve işini çok iyi biliyordur.

Ama siz yine de doğru bildiğinizden şaşmayın.Eğer bu yazıdaki alt başlıklar sizce doğru olansa, o zaman açıklamalardan etkilenmeyin ve doğru için yanlışla savaşın.Ben öyle yaptım.Bu yol , acı çekmeyi getirse de siz doğrunuzu yapın.Bu doğrular size mutlaka başarıyı getirecektir.Bu başarı mevcut kurumunuzda gerçekleşmezse de  ! Aile İşletmelerinde başarısız olmanın başka yolları da vardır elbette.Bunları yorumlarda paylaşan arkadaşlara şimdiden teşekkür edelim..

Written by kemalbasturk

Mayıs 30, 2010 at 3:41 pm

İş Hayatı kategorisinde yayınlandı

Tagged with , , ,

Başarılı Bir İş Görüşmesi İçin 10 İpucu

leave a comment »

Önemli  Bir iş görüşmesi öncesi  stres  mi yaşıyorsunuz? İşte sizi rahatlacak  10 altın ipucu.Şimdi yanınıza Bir bardak meyve suyu alın ve bu yazıyı bir çırpıda okuyun.Sonuçta bu  iş görüşmesi için kendinizi çok daha donanımlı hissedeceksiniz.

  1. Görüşmeye Gideceğiniz Firmayı araştırın
  2. İş Görüşmesi  Öncesi Zihin Pratiği Yapın
  3. Kıyafet ve Kişisel Bakımınızı Kontrol Edin
  4. Tam Zamanında Orada Olun
  5. Soruları İyi Anlayın
  6. Cevaplar net,kısa ve doyurucu olmalı
  7. Kendinizden bahsetmekten korkmayın
  8. Dürüst Olun
  9. Siz de Soru Sorun !
  10. İşe Olan İnancınızı İşveren’e  Hissettirin

1-Görüşmeye Gideceğiniz Firmayı araştırın

Bir işe başvuruyorsanız,o işi istiyorsunuz demektir! O halde iş Görüşmesi öncesi ödevinizi iyi yapın.Başvuruda bulunduğunuz firmayı araştırın.Firmayı tanıyan kişilerden ve internetten çok hızlı bir araştırma  yapmak artık çok kolay.Firmanın ne yapmakta olduğunu ve kısa tarihini detaylı bilmeniz görüşmede size tahmin edeceğinizden çok daha fazla avantaj sağlayacaktır.Sorulan soruları daha rahat cevaplayabilecek ve yanlış yapma riskinz azalacaktır.Böylece  iş görüşmesinde işverenin, firmamız hakkında bilginiz var mı sorusu karşısında sıkıntı yaşamazsınız .

2-İş Görüşmesi  Öncesi Zihin Pratiği Yapın

Size sorulabilecek olası  soruları oluşturup,cevaplarınızı  hazırlayın.Bu maça çıkmadan , maçı zihinde oynamaya benzer.Eğer cevabında zorlanabileceğiniz sorular varsa,araştırarak cevapları oluşturabilirsiniz.Cv’nizle ilgili ,referanslarınızla ilgili sorulacak sorular olduğunu unutmayın.Görüşmedeki kısa  süre içinde  karşı tarafa kendiniz hakkında çok şey anlatabilmenin en başarılı yollarından biri  kuracağınız cümlelerinizdeki doluluktur.Cümlelerinizi doldurun!

3- Kıyafet ve Kişisel Bakımınızı Kontrol Edin

Bir resim 1000 kelimeye bedeldir.Mülakatı gerçekleştirecek yetkili önce sizin resminizi çeker ve zihnine yerleştirir.Ortalama bir iş görüşmesinin gerektireceği tarzda giyinmeyen bir aday daha ilk saniyede aslında işi kaçırmıştır.Tarzınız ortalamanın altında veya üstünde olamalıdır.Unutmayın ki Aşırı bir mini etek ve ağır bir parfüm kokusu çekicilik değil iticilik yaratır.Aynı paralelde temel makyaj gerekliliklerini yerine getirmemiş  bir adayda  kalibre altı olarak değerlendirilecektir.

4-Tam Zamanında Orada Olun

Görüşmeye gideceğiniz firmayı önceden araştırdığınız için firmanın adresini  ve nasıl gidileceğini bilmelisiniz.Tam zamanında firmada olun,ne erken , ne de  geç.Aslında görüşmeden makul bir süre önce firmanın bulunduğu adrese gidip ,etrafta biraz zaman geçirdikten sonra içeri girmek en doğru olandır.Büyükşehirlerdeki trafik gibi unsurların görüşme zamanlamanızı olumsuz  etkilemesine izin vermeyin.Unutmayın ki mülakat yetkilisi de en az sizin kadar yoğundur ve sıkı bir randevu listesi vardır.

5-Soruları İyi Anlayın

İş Görüşmesi ,adayda belirli bir gerginlik ve stres yaratabilir.Bunun gayet normal olduğunu bilerek kendinize telkinde bulunun. Bu stresli durumunuzun görüşme kalitesini etkilemesine izin vermeyin.Bu işi istiyorsunuz ve bunun için size sorulan soruları iyi anlamalısınız.Çoğu zaman adaylar karşı taraftan gelen soruyu tam anlamadan,  kendi anlatmak istedikleri konulara girerler.Bunu yapmayın.Profosyonel bir Mülakatçı soruyu anlamadığınzı ve  ne yapmaya çalıştığınızı çok kolay anlayacaktır.

6-Cevaplar net,kısa ve doyurucu olmalı

Önceden hazırladığınız cümleleri kullanabilirsiniz ama her zaman karşı tarafı tatmin edici cevaplar verdiğinizden emin olun.İşveren ,ne demek istediğinizi düşünmek zorunda kalmamalı.Bir takım süslü kelimelerle konuşma içeriğini ağırlaştırmamalısınız.Cümleleriniz net,sade ve soruya cevap odaklı olmalıdır.Diksiyon ve mimiklerinizin  de anlatmak istediklerinizi onayladığından emin olun.

7-Kendinizden bahsetmekten korkmayın

Günümüzde çoğu iş görüşmesinde adaylara kişisel başarıları,başarısızlıkları ve özel hayatına yönelik sorular sorulmaktadır.Firma yetkilisi sizi tanımak için boş zamanlarınızı naıl geçirdiğinizi öğrenmek ister ve bu konuyu da biraz açmaya çalışır.Maalesef bazı adaylar konuyu aşırı derecede kişisel içeriğe çekmekteler.Bazı adaylar ise bu soruları geçiştirmeye çalışırlar. Eğer siz konuyu kapatmaya çalışırsanız yetkili bundan rahatsız olacaktır.Kişisel özelliklerinizi  ve İş tecrübelerinizi anlatırken herşeyi ben yaptım,çok çalıştım gibi cümleler dikkatle kullanılması gereken kelimelerdir.Bunları aşırı derecede kullanmak istediğinizin dışında bir görüntü oluşturabilir.

8- Dürüst Olun

Size sorulan tüm sorulara dürüst cevap vermelisiniz.Cevabı hakkında Fikir sahibi olmadığınız bir  soruda bilgim yok demekten çekinmeyin.Bu ,size  yanıltıcı bir cevaptan çok daha fazla puan getirecektir.Unutmayın ki ,vereceğiniz yanıltıcı bir bilgi işe başlasanız dahi sizi iş dışına itebilir.Örneğin ehliyetiniz var ama aktif sürücü değilseniz,bunu ifade etmekten çekinmeyin.Olmayan bir şeyi gerçekmiş gibi göstermek bir adayın kesinlikle yapmaması gerekenler listesindedir.İşten çıkmasaydım ,Maaşım 3 ay sonra zamlanacaktı  veya çok iş talebi alıyorum cümleleri   dürüstlük erozyonu oluşturur.Çünkü adaylar bu tür cümleleri çok kullanıyorlar.

 9-Siz de Soru Sorun !

Soruları firma yetkilisi sormalı , ama görüşme tek yanlı iletişimle yürümemeli.Siz de merak ettiklerinizi mutlaka sorun.Tek değil ,çift yönlü bir diyalog , iş görüşmelerinin daha verimli ve canlı geçmesini sağlar.Üzerinde konuşulan işin detayları ,Çalışma saatleri,sosyal haklar  gibi konularda soracağınız detay sorular  ,bu işi ne kadar istediğinizin kanıtı olarak işvereni etkileyebilir.

10-İşe Olan İnancınızı İşveren’e Hissettirin

Tüm görüşme boyunca istekliliğinizi, ilginizi ve pozitif heyecanınızı koruyun.Mülakatın canlılığını  yitirmesine izin vermeyin.Bu işi istediğinizi , karşı tarafa hissettirmekten korkmayın.İşveren azimli çalışacak personel arayışı içindedir ve kendisine ilgi duyana mutlaka ilgi duyar.

 

Sonuç;

Küçük bir ön hazırlık yapmakta her zaman fayda vardır  ama her zaman kendiniz gibi olun ve bu işi iyi yapacağınızı işverene inandırın.İş görüşmesi ,içinde bulunmak istediğiniz şirketi daha yakından tanıyabileceğiniz,  aynı zamanda işverenin de sizi tanıdığı bir  toplantı aslında.Onu bir yarış pistine  çevirmenin hiç anlamı yok.

Written by kemalbasturk

Mayıs 28, 2010 at 3:47 pm

Başvurular kategorisinde yayınlandı

Tagged with ,

İnternet Ve Katılımcı Demokrasi

leave a comment »

Başlığımda  birbirine çok bağdaştırılamayan iki kavram olduğunu mu düşünüyorsunuz? Bence yanılıyorsunuz.Teknoloji hayatımıza sanılandan çok daha fazla  boyut getiriyor aslında .Bazı boyutları  sorgulamayı ya unutuyoruz ya da unutturuluyoruz.Bu yazımda  internet ve demokrasi arasındaki basit ,mevcut ve gelecekte gerçekleşebilecek bağlantıları değerlendirmeye çalışacağım.

Aslında bu konuda yazma fikri uzun süredir aklımda vardı.Ama bugün evime giderken asansörde apartmanımıza ait bir bloğun olduğunu öğrenemem  sanırım beni ateşledi.Apartman yöneticimiz tarafından oluşturulan blogda ,yönetim toplantıları,alınan kararlar,anketler,hesap planları ve binamızdan resimler var.Dayanamadım hemen üye olup,bir tebrik yorumu yaptım bloğa.Böylece blog  ilk yorumunu da almış oldu.Ankette ise apartman bahçesinde mangal yapılıp yapılmamasına yönelik bir oylama vardı . Hemen oyumu da kullandım.

Bu Blog üzerine  düşünmeye başlayınca da  internetin katılımı ne kadar  kolay hale getirdiğini bir kez daha anladım.Apartman toplantılarına genelde katılamama gibi kötü bir alışkanlığım var.Ya işten çok geç ve yorgun gelmiş oluyorum,ya misafirim oluyor ya da son toplantı günü olduğu gibi eşimin doğum günü partisi oluyor.Kendimi katılımcı olamamakla suçlarken ,bu blog sanırım  işimi kolaylaştıracak ve beni rahatlatacak.

Aynı şekilde , yine katılımcı olmakta zorlandığım Türk Siyasi hayatında da benzer araçlar kullanılabilir mi acaba?Mesela yerel yönetim  işlerinde  bizi  temsil eden(tartışılır!) birileri yerine , direkt bizim  oyumuza  başvurulabilir mi ?Bu teknik olarak mümkün artık .Ancak sanırım siyasi olarak pek hazır değiliz. İnternet ve web siteleri Türkiye’de halen sadece iletişim ve teknik boyutlarıyla gündemde.İnternetin getirebileceği katılımcı demokrasi fırsatları pek düşünülmüyor.Oysa evimin önündeki bahçeye otopark mı yapılmalı yoksa çocuk parkı mı konusunda , temsilcimden çok daha iyi ve adil karar alabileceğimi  düşünüyorum.Belki de internetin katılımcılığı bilinçli olarak vurgulanmıyor.Şeffaf  ve rantsız bir siyasi hayatın,  yerleşik düzenden faydalanan kitlelerin istemediği kavramlar olduğu aşikar.

Sonuç olarak elimizdeki araçlara bakarken hem o araçlarla ne yaptığımızı , hem de neler yapabileceğimizi düşünmekte her zaman fayda var.İnternet sadece tek taraflı iletişimi değil  , etkileşim,katılım ve yorumu da mümkün kılabilmelidir.

Written by kemalbasturk

Mayıs 27, 2010 at 12:58 pm

İnternet ve Demokrasi kategorisinde yayınlandı

Tagged with ,

Merhaba

leave a comment »

Bugün 24 Mart 2010 Saat 23:27. Kendi adıma Yaklaşık altı aylık bir sanal dünya araştırma geliştirmesi bu gece  yeni bir boyuta geçiyor .Tecrübelerimi ve düşüncelerimi paylaşacağım bir platformum var artık.Üstelik özgürce! Ne büyük mutluluk …

10 yılı aşkın iş hayatımın son 7 yılında onlarca farklı pozisyonda  yüzlerce iş görüşmesinde hep masanın iş veren tarafında oldum.Bu pozisyonum halen  devam etmekte . Kariyer planlamaları ,iş görüşmeleri,Yeni Mezunlar, Üniversiteler ,MBA’lar,Krizler,Yabancı Diller,Biraz Sosyoloji,Biraz Psikoloji hep ilgi alanım oldu.Bu ilgi alanı şirketteki poziyonumda ise beni’ ” İK’cı!”  olmaya kadar götürdü. Açıklıkla paylaşmak isterim ki konu hakkında hiç bir akademik eğitimim yok. Bir konuda blog yazmalıyım  dediğimdeyse Kariyer konuları aklıma geldi.Oturdum bu konudaki blogları bir okuyayım dedim.Sonuç Tahmin ettiğim gibi  tam bir hayal kırıklığı..Şunu yapın ,bunu yapmayın,CV’inize şunu yazın,  bunu yazmayın maddeleri….görüşmede su içmeyin ,şu soruya bu cevabı verin…

Gerçekten hem sıkıcı hem de komik listeler .İşte ben bu blogda tecrüblerimi paylaşarak mümkün olduğunca iş arayışı içindeki adaylara ve personel  arayışındaki işveren koltuğuna bilgi aktarımı yapmayı planlıyorum.

Türkiye ekonomisi ciddi bir dönüşüm ve değişim içinde.İşsizlik oranlarının çok yüksek olduğundan bahsediliyor .Bu kesinlikle doğru.Ama ironik olarak aynı zamanda ülkemizde kaliteli iş gücü bulma sorunu da var.Çizginin bir yanında iş arayışında olan milyonlar ve çizginin diğer tarafında ise iş gücü arayışında binlerce işveren var.Ülkemiz ne yazık ki sermaye ve iş gücünü istenen lezzette bir araya getiremiyor.Bu da ortaya çıkan yemeği lezzetsizleştiriyor.Kısacası iş ve personel bulamayanlar memnun değil durumlarından.Aynı zamanda halen çalışmakta olan personel de hayatından memnun değil.Son yıllarda işinden memnun olduğunu duyduğum çok az sayıda çalışana rastladım,işverenler ise çalışan performansından rahatsız.

Umarım paylaşımlarım bir nebze olsun bu sorunlara olumlu katkı yapar..

Written by kemalbasturk

Mayıs 24, 2010 at 9:50 pm

Başlarken kategorisinde yayınlandı

Tagged with